Birçok işletme sahibi “Zaten şirketim var, markayı ayrıca tescil ettirmeme gerek var mı?” diye düşünüyor. Oysa firma kurmakla marka tescili yaptırmak aynı şey değildir. Hatta aralarında hayati bir fark vardır. İşte nedenleri:
- Firma Ünvanı, Marka Hakkı Demek Değildir
Ticaret siciline kayıtlı bir firma adına sahip olmanız, size yalnızca ticari ünvan koruması sağlar. Yani şirket adınız başka bir firma tarafından aynı şekilde ticaret ünvanı olarak kullanılamaz.
Ancak bu durum, o ismin ürün veya hizmet markası olarak başkaları tarafından kullanılmasını otomatik olarak engellemez.
Başka bir ifadeyle, biri gidip sizin kullandığınız ismi marka olarak tescil ettirebilir. Bu da sizi, yıllardır kullandığınız ismi kullanamaz hâle bile getirebilir.
- Marka Tescili, İsmin Gerçek Sahibi Olduğunuzu İspatlar
Marka tescili yaptırdığınızda o ismin hukuki sahibi siz olursunuz. Bu da size şu hakları kazandırır:
- Markanıza izinsiz kullanım olduğunda dava açma hakkı
- Taklit ve benzer markalara karşı yasal koruma
- E-ticaret sitelerinde, sosyal medyada ve pazaryerlerinde daha güçlü ve güvenilir bir duruş
Kısacası tescil, markanızın arkasındaki hukuki güvencedir.
- Tescil Yoksa Yatırım da, Güven de Yoktur
Tescilsiz bir marka, hukuken bir değer üretmez. Çünkü:
- Devredilemez
- Lisanslanamaz
- Satılamaz
- Franchise verilemez
Oysa tescilli bir marka, şirketinizin bilançosunda yer alabilecek ticari bir varlık haline gelir. Yani marka artık sadece bir isim değil, aynı zamanda bir yatırımdır.
- En Büyük Risk: Başkası Sizden Önce Tescil Ederse…
Eğer siz tescil ettirmezseniz ve bir başkası sizin markanızı sizden önce tescil ederse:
- Markanızı değiştirmek zorunda kalabilirsiniz
- Tabela, web sitesi, ambalaj, kartvizit gibi tüm görsel yatırımlarınız boşa gidebilir
- Hatta size karşı tazminat talebi bile gündeme gelebilir
Bu da hem maddi hem de itibar açısından ciddi kayıplar demektir.
Sonuç
Firma kurmak işletme açmaktır.
Marka tescili ise o ismin tapusunu almaktır.
Markanızı güvence altına almak, geleceğinizi güvence altına almaktır.
